reklam2

aziz

van video

NUR TATAR

ruya

mac

D

oyunoyna

Özel Arama
A+ R A-

VAN KALESİ RESİMLERİ

Öğeyi Oyla
(9 oy)
VAN KALESİ RESİMLERİ VAN KALESİ RESİMLERİ

haber :Bir ekmek teknesidir Anadolu; yüzyıllar boyunca  binlerce uygarlığın iç içe, barış içinde, kardeşçe yaşadığı, farklı dinlerden, farklı kültürlerden  fakat özünde bir olan medeniyetlerin yoğrulduğu bir ekmek teknesidir.

Her yöresinde ayrı bir güzellik, ayrı  bir maneviyat. Bir nevi tarihin şekillendiği yerdir. Van şehri de bu güzellikleri tarihi,gölü, yeşili,güneşiyle Anadolu'nun önemli kentlerinden birisidir.Bir zamanların Tuşpa'sından  kimler gelip geçmemiştir ki ; Frigler, Asurlular, Persler, Yunanlılar, Makedonyalılar, Romalılar, Safeviler, Ermeniler, Sasaniler, Araplar... Her uygarlık kendinden bir şeyler katmış, yeni tatlar kazandırmıştır bu şehre ve bu kazanımlardan en önemlilerinden bazıları kalelerdir. Van Kalesi, Toprakkale, Hoşab Kalesi, Çavuştepe Kalesi, Aznaf Kalesi, Çelebibağ Kalesi olmak üzere adeta bir kaleler cennetidir Van. Bunlardan en önemlisi Van Kalesi'dir.
Van Kalesi; Van şehir merkezine 5 km. uzaklıkta bulunan Van Gölü kıyısında ovaya hakim bir yüksek kayalık üzerine inşa edilmiştir. Büyük bir kaya kütlesi üzerine inşa edilen kale; 20-120 mt.  değişen genişlikte, 1800 mt. uzunluğunda ve 100 mt. yüksekliktedir. Tuşpa adıyla uzun süre Urartu devletinin başkentliğini yapan kale, Urartu kralı Lutupri'nin oğlu Kral I.Sarduri tarafından M.Ö. 9 YY.'da yaptırılmıştır. I.Sarduri'nin döneminde çevredeki feodal beylikleri ve kabileleri bir araya getirilip şimdiki Van'ın yerinde Tuşpa adı verilen başkent oluşturulmuştur.

Van Kalesi


Kale, Urartuların M.Ö. VII. yüzyıl başlarında yenilerek Toprakkale'ye taşınmaları üzerine Asurların eline geçmiştir. 1915 yılına kadar sürekli iskan edildiği bilinen kale, orta çağda Selçuklu ve Karakoyunlular tarafından tahkim edilmiş, son şeklini ise Osmanlı döneminde almıştır.


Van Kalesi

Urartuların inşa ettiği kalelerin en görkemlilerinden birisidir Van Kalesi. Iç kale ve dış kale olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. Iç kaledeki Urartu döneminden kalma en önemli yapılar Sardur (Madır) Burcu, sur duvarları, Urartu kralları Menua ve I.Argişti'ye ait mezarlar, su sarnıcına ulaşan Binbir Merdiven, Açıkhava tapınağı ve Analıkız olarak bilinen iki ayrı tapınaktır.

 


Osmanlı döneminde kale tamamen askeri amaçlı olarak kullanılmıştır. Asıl şehir kalenin güneyinde kurulmuştur. Burası da surlarla çevrilmiş. 1915 den sonraki tahrip olmuş haliyle günümüze ulaşmıştır.


Van Kalesi

Üç asır boyunca Van'da hüküm süren Urartuların en büyük özelliği Madır Burcu yazıtından başlayarak, yaptıkları herşeyi gelecek nesillere aktaracak yazılı kaynaklar bırakmış olmalarıdır. Urartular’dan kalan 500'e yakın yazılı kaynaktan öğrendiğimize göre göl ve dağlar onlar için son derece kutsaldır. Urartular'da 79 tanrı ve tanrıça bulunmaktadır.

Van Kalesi

Kalenin önemli diğer bir yapısı da, I. Argişti'ye ait kaya mezarıdır. Hemen bunun dışındaki kaya üzerinde, Urartular'ın günümüze ulaşan en uzun yazıtı olan Horhor Yazıtları bulunur. Kalenin kuzeydoğu tarafında II. Sarduri döneminde yapılmış olan, iki anıtsal nişten oluşan ve bugün halk arasında Analıkız olarak adlandırılan bir açık hava tapınağı yeralmaktadır

Van Kalesi

Kale, Urartuların M.Ö. VII. yüzyıl başlarında yenilerek Toprakkale'ye taşınmaları üzerine Asurların eline geçmiştir. 1915 yılına kadar sürekli iskan edildiği bilinen kale, orta çağda Selçuklu ve Karakoyunlular tarafından tahkim edilmiş, son şeklini ise Osmanlı döneminde almıştır.

Van Kalesi

Van Kalesi'nin güneyinde yer alan yaklaşık 500.000 m²'lik Eski Van Şehri'nin Urartular döneminde ne şekilde kullandığına dair tarihi belge ve herhangi bir iz bulunmamaktadır. Şehrin doğu, güney ve batısı surlarla, kuzeyi ise Van Kalesi ile çevrelenmiştir. Şehrin girişi surlarda açılan dört kapı ile sağlanmaktadır. Surların hangi tarihte ve kim tarafından inşa edildiği kesin olarak bilinmemekle birlikte, bazı tarihi kaynaklarda ilk kez, Akkoyunlular döneminde yörede "bat" adı verilen topraktan yapıldığı belirtilir. Bu eski şehirde (Tuşpa) Selçuklu dönemine ait Ulu Cami, Osmanlı dönemine ait Hüsrev Paşa Cami, Kaya Çelebi Cami, Hamamlar (Çifte Hamam) Kümbetler (Ikiz Kümbet) ve çoğu tahrip olmuş eski evler dikkat çekici eserlerdir.

Van Kalesi fethedildiğinde kalenin iç hisarı topraktan olduğu için acele olarak tamir görmüş; aynı yerin 1515'de taş ve topraktan yapılmasına teşebbüs edilmiş ise de başarılı olunmamıştır, Kale tamirinin, Van Eyaleti sancak ve hükümet beyleri tarafından yapılması, devlet hazinesinden ve halktan hiç bir şey alınmaması usûldur.


Van Kalesi


Urartulardan Osmanlılar'a kadar yerleşime sahne olan Van Kalesi'ne Osmanlı döneminde, iç kale sur duvarları, iki giriş kapısı, cephanelik, ambar, kuleler ve Van'daki ilk Islam eseri olma özelliğini taşıyan Süleyman Han Cami eklenmiştir. Tahkimatı sağlayan beden duvarları, burçlar ve kuleler moloz taş, kerpiç ile kesme taş malzeme ile yapılmıştır. Bu duvar ve tahkimatlar kuzeyden kalenin siluetini oluşturmaktadır. Osmanlı döneminde kale tamamen askeri amaçlı olarak kullanılmıştır. Asıl şehir kalenin güneyinde kurulmuştur. Burası da surlarla çevrilmiş. 1915 den sonraki tahrip olmuş haliyle günümüze ulaşmıştır.
 

 

Osmanlı-Safevi savaşlarında önemli bir askeri üs olan Van Kalesi'ne, sulh bozulduğunda Safevi askerlerinin ilk saldıracağı yerler arasında bulunması sebebi ile, Osmanlılar tarafından büyük önem verilmiştir. Nitekim kalede bulunan mağaralara askeri malzeme ve zahire doldurulmuş olup Divan-ı Hümayun'dan Van beylerbeyliğine gönderilen hükümlerde kalede bulunan silahların temiz tutulup çürümesinin önlenmesi, zahireyi bozulmaya bırakmayıp ahali ile değiştirilmesi emredilmiştir. Kalenin fethini müteakip burçlara ve bir kısım mağaralara açılan deliklere çok sayıda Balyemez Toplar yerleştirilmiştir. 1534-1535 yılları arasında gerçekleşen Iran seferiyle Bağdat,Tebriz, Van gibi önemli merkezler Osmanlıların eline geçmiştir. Ancak aynı dönem içerisinde Rumeli'de Macar Kralı Ferdinand ile yaşanan bazı savaşlar sonucu Osmanlı Devleti kuvvetlerini Rumeli'ye kaydırmış ve bu dönemlerde Van ve çevresi tekrar Safevilerin eline geçmiştir. Rumeli'deki tehlikenin geçmesinin ardından Kanuni Sultan Süleyman 29 Mart 1548 tarihinde Osmanlı ordusunu Iran üzerine yöneltmiştir. 15 Ağustos 1548'de Van Ovasında Padişah otağı kurulmuş ve Sadrazam Süleyman Paşaya Van Kalesinin fethinin buyruğu verilmiş; 25 Ağustos 1548 tarihinde bir daha el değiştirmemek üzere Osmanlı egemenliğine girmiştir.

 

 

Van Kalesi fethedildiğinde kalenin iç hisarı topraktan olduğu için acele olarak tamir görmüş; aynı yerin 1515'de taş ve topraktan yapılmasına teşebbüs edilmiş ise de başarılı olunmamıştır, Kale tamirinin, Van eyaleti sancak ve hükümet beyleri tarafından yapılması, devlet hazinesinden ve halktan hiç bir şey alınmaması usûldur. Nitekim Kalenin bazı kısımları 1568, 1572, 1582 ve 1660/1661'de Van beylerbeyinin nezareti altında sancak ve aşiret beylerine tamir ettirilmiştir. Ancak, Osmanlı-Safevi savaşları sebebiyle sancak beylerinin kale tamiri yapamamaları üzerine, bu işi devlet üstlenmiş ise de bu usul 1774 yılına kadar devam etmiş; bu tarihte gönderilen bir hükümle, tamirin eskiden olduğu gibi Van eyaleti sancak beylerinin kapı halkına ve ona tabi olanlara yaptırılması emredilmiştir.

Van Kalesi

Van Kalesi, şehri, şehir halkını ve sefer için gerekli malzemenin muhafazası yanında, suç işleyenler için bir çeşit hapishane vazifesi görmüştür.Nitekim Nisan 1568'de Tebriz'den gelip Van pazarında Hz. Muhammed'e küfrettiği sabit olan Şükrullah, Van Kalesi'ne hapsedilmiştir. Yine Aralık 1577'de şah-kulu Alaeddin, suçundan dolayı Kaleye hapsedilmiştir. Van Kalesi'nde kale görevlileri iç hisarda oturmakta olup sayıları şartlara göre değişmektedir. Nitekim 1577'de Van'dan Erciş Kalesi'ne kale muhafızı gönderilirken, 1635'de Safevilerin Van'ı muhasarası, IV. Sultan Muradın Şark seferi sebepleriyle Van Kalesi'ne 100 nefer cebeci tayin edilmiştir. Kaledeki topçular, topçu başıları tarafından talim ve terbiye görmektedir. Evliya Çelebi'ye göre yaz-kış tüm hisarlarla beraber Van Kalesi'nde 500 kişi nöbet beklemekte, kolluk tutan ağa ve çavuşların sayıları 24'ü bulmaktadır. Bir saldırı olduğunda saldırı, meşale yakmak, mehter çalmak gibi usullerle haber verilmektedir. Kale burcuna yağan karların süpürülmesi kalede oturan Hristiyanların görevidir.

Van Kalesi

Van kalesi bugünde ayakta olmasına rağmen bakım ve ilgiden yoksundur. Umarız bu tarih abidemiz gelecek nesillere ulaşır.


 

YÜZLERCE VAN

 

FOTOĞRAFI İÇİN TIKLAYIN

Google'de ara: van Google'de ara: van haberleri
Google'de ara: van haberler Google'de ara: van haber

www.cennetinsirlari.gen.tr

www.basroldeask.net

Yorum Ekle

(*) Yıldızlı kısımları doldurmak zorunludur.

VAN BELEDİYESİ ANKETİ

Van Belediyesi'nin Deprem Süresince Çalışmalarını Yeterli Buluyormusunuz?

Evet - 38.3%
Hayır - 58%
Kararsızım - 3.8%

Total votes: 8445
The voting for this poll has ended on: 30 Haz 2014 - 00:00